Yazılar
 
Melek Özkan
mmm@hotmail.com

AB'den Gelen Göçe İsviçre'den Kota

 Melek ÖZKAN (Avrupa Masası)
 

İsviçre coğrafi konumu itibariyle Avrupa'nın merkezinde olmasına rağmen Avrupa Birliği'ne üye olmayan dört ülkeden biridir. 1992 yılının Aralık ayında birliğe üye olma konusunda İsviçre'de yapılan referandum olumsuz sonuçlanmıştır. 2001 yılının Mart ayında Avrupa Birliği'ne katılım görüşmelerinin başlaması için yapılan halk oylamasında ise yine olumsuz bir karar çıkmıştır.  Bu tarihlerden sonra da Avrupa Birliği'ne üye olma konusunda çeşitli referandumlar yapılmıştır ancak bu referandumlar hükümetin desteğini sağlayamamıştır.  İsviçre Avrupa Birliği'ne üye değildir ama,  yine de İsviçre yasalarının Avrupa Birliği ile uyumlu hale getirilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmaktadır.  Ayrıca İsviçre hükümeti Avrupa Birliği ile birçok karşılıklı anlaşma imzalamıştır.  2005 yılında yapılan referandumla yüzde 55'lik bir çoğunlukla İsviçre Schengen Anlaşması'na katılmıştır.  Bu anlaşmayla İsviçre sınırlarını Schengen ülkelerine açmıştır. Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin büyük bir bölümü de bu anlaşma kapsamında aralarındaki sınır kontrollerini kaldırmış ve İsviçre de bu ülkeler arasına katılmıştır.  Schengen Anlaşması ile oluşturulan Schengen Bölgesi bugün 26 Avrupa ülkesi için geçerlidir.  

 

İsviçre birçok ülkeden göç alan ülke konumundadır ve nüfusunun yüzde 23'lük bir kısmını yabancı göçmenler oluşturur.  Özellikle Euro bölgesinde yaşanan ekonomik kriz sebebiyle Avrupa ülkelerinde yaşayan ve iş bulmakta zorlanan çok sayıda kişi İsviçre'ye göç etmiştir.  Avrupa ülkelerinden gelen göçlerin giderek artması üzerine 2012 yılında İsviçre AB üyesi olan 8 ülkeden (Çek Cumhuriyeti,  Estonya,  Letonya,  Litvanya,  Macaristan,  Polonya,  Slovenya ve Slovakya) gelen göçleri sınırlandıracağını açıklamıştır.  İsviçre bu kararı AB ile imzaladığı Serbest Dolaşım Anlaşması'nın sınırlama özel hükmüne dayanarak aldığını duyurmuştur ancak,  AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton yaptığı bir açıklamada İsviçre tarafından ülkelere farklı farklı kotalar uygulanması girişiminin Serbest Dolaşım Anlaşması'na aykırı olduğunu belirtmiştir. [1] Ayrıca İsviçre hükümeti,  son bir yılda gelen göç son üç yıla oranla yüzde 10 daha fazla olursa göçmenlere verilen oturum izninin sınırlandırılmasına da karar vermiştir. Bu sınırlama İsviçre hükümeti tarafından yenilenmediği taktirde 2013 yılı Mayıs ayına kadar geçerli olacaktır.  

 

Avrupa Birliği'ne üye sekiz ülkenin göçlerine sınırlama getirmesine rağmen İsviçre,  ekonomik sıkıntılarını atlatamayan ve işsizlik rakamları sürekli artan Avrupa Birliği ülkelerinden geçtiğimiz yılda 80 bine yakın göç almıştır.[2] Bu sayı önceki yılların ortalamasına göre yüzde 10 civarında artış göstermiştir ve bu durum Euro bölgesinde yaşanan ekonomik kriz ile açıklanmaktadır.  Bunun üzerine İsviçre hükümeti Serbest Dolaşım Anlaşması'nı tek taraflı askıya almayı düşünmektedir.[3] Bu anlaşmaya göre AB vatandaşları İsviçre içinde iş buldukları takdirde 5 yıl süreli oturum hakkına sahip olabiliyorlar.  Anlaşma'nın detayında ise yıl içinde verilen oturum sayılarının geçen üç yılın ortalamasından yüzde 10 oranında daha fazla olması durumunda İsviçre’ye tek taraflı anlaşmayı dondurma hakkı veriliyor.  İsviçre Hükümeti bir taraftan en son sekiz Doğu Avrupa ülkesi vatandaşlarına getirdiği sınırlama sonrası almış olduğu tepkileri düşünerek tekrar bir AB tepkisi almaktan çekinirken diğer taraftan da artan göçlerle iş piyasalarının durumlarını müzakere etmektedir.

Son yıllarda İsviçre'ye dışarıdan gelenlerin sayısı ile İsviçre'den dışarıya gidenlerin sayısı arasındaki farkın 80 bini aşması ve giderek artması sebebiyle hükümet 2012 yılında yürürlüğe koyduğu önlemleri genişletme kararı almıştır. 2013 yılı Mayıs ayında süresinin dolacağı belirtilen AB üyesi olan sekiz ülkeden gelen göçlere sınırlama getirilmesi uygulamasının süresi bir yıl daha uzatılmış ve kapsamı da genişletilerek Avrupa Birliği'ne üye 17 ülke de bu uygulamaya dahil edilmiştir. Bu durumda,  bahsedilen bu ülkelerden İsviçre'ye gelip oturum izni alabilecek göçmenlerin sayısı 55. 700 kişi ile sınırlandırılmış oldu.[4] Bu uygulamanın bir yıl içerisindeki göç oranının,  son üç yıldaki ortalamadan yüzde 10 oranında daha fazla olması halinde devreye girmesi öngörülmüştü ve İsviçre Adalet Bakanlığı'na göre dışarıdan gelen göçler ile dışarıya yapılan göçler arasındaki farkın 80 bini aşması ile bu koşul yerine getirilmiş oldu.[5] Diğer taraftan ise AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton bu karardan hiç memnun kalmadıklarını ve hayal kırıklığına uğradıklarını belirtmiştir.[6] Ayrıca İsviçre'nin ayrımcılık yaptığını; bütün Avrupa Birliği ülkelerine eşit davranılması gerektiğini vurgulamış ve İsviçre'nin Serbest Dolaşım Anlaşması'na aykırı davrandığının altını çizmiştir.  Ashton,  bu önlemlerin serbest dolaşımın İsviçre ve AB vatandaşlarına sağladığı büyük faydalarını göz ardı ettiğini açıklamıştır. Zaten söz konusu olan bu sınırlama geçici bir çözüm olarak öngörülmüştür ve bir yıl süreyle uygulanacaktır. 2014 Mayıs ayında eğer İsviçre göçe tekrar yeni bir sınırlama getirmezse dışarıdan gelen göçmenlere tekrar kapılarını açmak zorunda kalacaktır.

 
 
 


29.10.2013 23:47


Bu makale, http://cicr.yalova.edu.tr/?p=article_detail&id=29&lg=tr adresinden 24.09.2017 12:52 zamanında yazdırılmıştır.